Ben şiir yazanları seviyorum.
Kitap okuyanları…
Çünkü sanatın içinde olmak önce insanın iyi olmasından geçiyor.
Kendimden biliyorum…
Ben de iyi insanım ve kendimi,
İnsanları, canlıları, ağaçları ve hayvanları çok seviyorum..
Yazarın kalemi demek, derin özlemleri içinde taşıyan demektir.
Şiirler, öyküler ve romanlar öyle kolay kolay ortaya çıkmaz, bunu da çok iyi biliyorum..
Sanat dediğimiz olayın temelinde insanın paylaşmak isteği yatar; derin aşkların, derin özlemlerin, merak etmenin sonunda ortaya çıkar...
Ve derin bir yalnızlığın,
Dolu dolu hissetmelerin ve ağız dolusu gülüşlerin sonunda
Ve bir uçurumun kenarında yürüyüp geçtikten sonra dökülür o mısralar…
Öyle düz yolda yürümekle sanatın derinliği gün yüzüne çıkmaz.
Güzel hatunlar,
Kırmızı rujlu dolgun dudaklar,
Kışkırtıcı yan bakışlar
Alımlı kravatlar, yağız delikanlılar…
Bunların ve benzerlerin şiir yazdırması, yazı yazdırması asla söz konusu değildir…
Ama şu doğrudur; edebiyat, sevmeyi bilenlerin, sevgiyi tam içinde hissedebilenlerin işidir.
Bunu da kendimden biliyorum, aşk acısını çeken yüreğim dile gelse de bir konuşsa neler yaşadığını.
Sarı saçlı bir dilberin aşkı yüzünden duygularımın nasıl darmadağın olduğunu bir anlatabilse yüreğim…
Çok özlediğim halde, buluşma gününde gelmeyip ertelediğinde hissettiğim o acıyı…
Ve buluştuğumuzda zamanın durması için dua ettiğimi,
Ayrılırken perişan olan yüreğimin acısını
Seviyorum deyip sevgisini göstermeyen sevgiliyi,
Bir masal gibi, bir hikaye gibi anlatabilir misin yüreğim?
Hiç sanmıyorum.
Anlatamazsın…
Yaptığın en iyi iş, uzaklara bakman olur sadece
İçini dökecek kadar güçlü değilsindir
Kıyamayan, acıya dayanamayan bir yanın vardır.
Gökten yıldız düşerken bile, düştü diye ağlayacak kadar duygulu bir yürek o kadar acıyı anlatamaz.
Ne kadar anlatsa da kalır bir şeylerin eksiği,
Gözyaşları eksik kalır,
Hiçbir şeyin anlamı kalmadığında bu şehrin gecelerine sitemin eksik kalır.
Yollarını gözlediğin yolların hatırı eksik kalır.
Kendiliğinden sönen sokak lambalarının sitemi eksik kalır.
Doya doya yaşadığın hüznünü anlatsan da, sevinçlerin eksik kalır.
Gülüşlerin eksik kalır.
*
Tabii bu işin romantizm tarafıdır, bireysel çırpınışlardır,
Aşkın yazarlığa, şairliğe katkısı farklıdır.
İlham gereklidir, aşkın da beslenmesi gerekir…
İlham dediğimiz de pazardan alınan sebze gibidir.
Pazardan aldığın sebzenin yemeğini yapmak ise bilginin işidir.
Ne kadar besleyici olursa olsun, lezzeti tencerede pişmeden anlaşılmaz, servis edilmeden karın doymaz.
Çimentonun su ile buluşmadan sert yapı olamayacağı gibi..
Bu anlamda insanı şair yapan kadının güzelliği, erkeğin yakışıklı olmasından daha önemlisi yazarın bilgi gücünde saklıdır.
Aşkın öyle marifeti yoktur, gizem bilgidedir..
Karşıdan duygusal anlamda aldığın hisle pişebilmektir.
İlham denen şey, yemeğin tadı tuzu olabilmekle aynı anlama gelir.
Burada yazarın gücü ise, herkesin bildiğini, herkesin yaşadığı ve herkesin şahit olduğu yaşamları kelimelerin gücüyle,
Sevda özlemini, hayalini, sevinç ve üzüntüsünü yazıya dökebilmenin,
İçindeki gücünü bilgiye çevirebilmenin marifetidir.
Yazabilmek, aynı zamanda acının, hüznün, neşenin, daha doğrusu sarsıntısı bol bir dünyanın içine girmektir. Gecenin karanlığında o saydam, o duru, o doyumsuz yarı aydınlıkta uzun bir yolculuğa tek başına çıkabilmektir. İçsel cesarettir yazabilmek…
Kitap okuyabilmekte farklıdır mesela, diğer yaşamlara tanık olmak gibidir. Bilmediği ve tanımadığı insanların yaşamlarına arkadaşlık etmektir. Başka hayatların öykülerini okurken uzun bir yolculuğa çıkmak ve duygu seli içinde bir nehir gibi akabilmektir. Ve o sayfalarda kimi zaman kendinden örnekler bulduğunda ağlamak isteyip de ağlayamamak gibi bir şeydir kitap arkadaşlığı ve dostluğu.
*
Bu hafta bu yazıma çok değerli şair arkadaşlarımın şiir ve yazılarından kısa alıntılar yapmak istedim. Paylaşmak, bölüşmek istedim.
Alıntı yapmak, isimlerini yazmak ve bir kaç söz etmek istedim. Birkaç güzel insanı aynı sayfada buluşturmak istedim.
Tabii burada belirtmek isterim ki, bir İnci Binici’yi, Muzaffer Kalaba’yı, Münevver Mermerci’yi, Yunus Türkölmez’ i, Mümtaz Tiftik’i ve Nihat İlikcioğlu’nu anlatmak beni aşar, o kadar mürekkebim bulunmaz.
Bunların değeri çok daha fazladır.
Güzel insanlardır bunlar,
Güzel dostlardır…
Sevdiğim ve kendime yakın hissettiğim insanlardır…
*
“Teslim alınmış bir şehir gibiyim bugün” diye seslenen güzel insan, değerli dost, kıymetli şair Sayın İnci Binici’ ye ait bir şiir; Binici, şair yüreğini nasılda güzel özetlemiş.
[Gözlerimde izin
Gecede adın
Yüreğimdeki sevdanla mühürlenmiş
Tutulmuş dilim
Teslim alınmış bir şehir gibiyim bugün
Kabul görmezse mülteci yüreğim
Şiirlere yazacağım adını
Dayanacağım sınırlarına
Aşkına giden bir yola çıkmışım
Açmışım sevda bayrağını
Korkmuyorum
Ölümse ölüm - İnci Binici]
*
YAŞA-DER genel başkanı, değerli büyüğüm, kıymetli yazar Muzaffer Kalaba’ya ait şiir..
Dostluğun, sevginin, özlemin, insanı sevmenin yalın tarifini öyle güzel yazmış ki, çok güzel, harika…
[Bir Avuç Şiir
Gelin bir avuç şiirden
Umut yükleyelim
Çocukların gülüşlerine
Yarına dair
Olmasın gözlerde korku
Yüreklerinde endişe
Öyleyse yeşersin
Boy verip serpilsin
Taze umutlar
Bir avuç şiirden
Serpilsin dize-dize
Gelin yürek yüreğe
Bir avuç şiir olalım
Tükenmez kalemle
Dize-dize
Yüreklere dolalım
Şiir dediğin
Olacaksa barışa
Kardeşliğe vesile
Akın edelim
Bir avuç şiirle
Akın edelim güneşe
Muzaffer Kalaba]
*
Yazdığı muhteşem şiirleriyle değerli şair, kıymetli Sayın Münevver Mermerci ait bir şiir. Bir şairin derin sevgisini, özlemini, hasretini, hayalini sanki gözyaşlarıyla yazmış gibi; içten, samimi şiiri çok güzel…
[Beklenmedik bir sürpriz yapsan
Gelip aniden kapımı çalsan özledim desen
Sessizce sarılsak kocaman
Sevinç hıçkırıklarına boğsan İçinden çıkamadığım
Yalnızlıktan kurtarsan
Ne güzel olurdu yaşam
Yoruldum artık yalnızlıktan
Gelir diye pencereden bakmaktan yoruldum artık
Anlamsız gün saymaktan
Var olup yok olmandan
Yoruldum artık
Kaçamak bakışlarından
Misafir misali kalışlarından
Ne zaman gözün gözüme değse
Gönlüm gönlüne kenetlense
Bende her mevsim olur bahar
Bu geliş gidişlerin var ya yar
Derinden yüreğim sızlar
Bir anlasan diyorum yar
Varlığın gönlümde bahar Yokluğunsa
Yaprak dökümü sonbahar
Artık gözlerin eskisi gibi bakmıyor Sanki gözlerin
Benden bir şeyler saklıyor
Etme eyleme ne olur
Beni kör kuyulara atma
Bilsen nasıl canım yanıyor
Gitme diyorum
Yüreğimi yüreğine al
Öylece sol yanımda kal -Münevver Mermerci]
*
Benim için ayrı bir değeri olan, eğitimci yazar büyüğüm, ağabeyim, değerli dostum Sayın Mümtaz Tiftik’den bir alıntı: “Sürgün Gelin”, adlı kitabından….
["Eşikten içeri bir adım atmıştı ki Gülsüm Ana gözlerini çivi gibi dikmiş bakıyordu. "Melike" dedi, soğuk, bıçak ağzı gibi bir sesle "Nereden geliyorsun?" Melike'nin tüm sevinci uçup gitmiş, pembe yanakları buz gibi donmuş, apak kesilmişti.
Gülsüm Ana, Melike'nin yalan konuşmayacağını biliyordu. Onu yalansız dolansız yetiştirmişti. Öldürseler kanı akmaz, yalan söylemezdi. Sorusunu yineledi. "Melike nereden geliyorsun?" Melike'nin Gülsüm Ana'ya söyleyecek hiçbir sözü yoktu. Hüzünlü bir suskunluk içinde duruyor, kendini göstermek istemiyordu. "Melike" dedi Gülsüm Ana. "Kapının sürgüsünü çek, yanıma gel." Melike aş odasının kapı sürgüsünü bir utancı hapsedercesine kapattı. Gülsüm Ana döşeğine oturmuş, Melike'yi süzüyordu. Melike bir utancın ağırlığı altında ezile büzüle Gülsüm Ana'nın önüne geldi. Gülsüm Ana, Melike'nin önce gözlerine sonra yüzüne baktı."
Anadolu bozkırında kadınların yıll…..Sürgün Gelin - Mümtaz Tiftik]
*
Sevgi dolu bir insan, değerli bir dost…
Mücadeleci ruhunu geçmişte aktif sendikacılığından alan, bu anlamda tuttuğunu koparan, yılmadan, usanmadan hak arayışında sürekli bir mücadele vermiş olan çok değerli dostum, kıymetli ağabeyim, güzel bir insan olan Sayın Yunus Türkölmez’e ait bir çok kısa alıntı kitabından…
[İlkokul aydınlığı bile görmemiş bir anne babanın beş çocuğundan dördüncüsü olarak dünyaya gelmişim. Askerde iken yakalandığı menenjit hastalığı nedeniyle babamın iki gözü görmüyordu. Dolayısıyla bizleri dünya gözüyle hiç görmedi. Yaklaşık bir buçuk kilometre mesafedeki ilkokulumuza, okulun sobasının yakacak ihtiyacını karşılamak için her sabah koltuğumuzun altında iki adet meşe odunuyla giderdik. Ailenin imkânları veya hayata bakışları nedeniyle olacak ki, ilkokuldan sonra eğitimine devam etme şansını ilk yakalayan ben olmuştum. Hatta mahallemizde ortaokula ve liseye ilk giden de bendim. Yine köyümüzden üniversiteye ilk gidenin ben olduğumu biliyorum. Ben de bu şansımı iyi kullanmaya çalıştım hep. Bütün hayatım çok çalışarak, mücadele ederek geçti. Ekmeğimden de, mücadelemden de bir an olsun vazgeçmedim. 61 yıllık hayatımdan süzülenleri, yaşadığım sosyal, siyasal ve sendikal mücadele deneyimlerimi sizlerle paylaşırken bir şeyi bilmenizi isterim: Bir gün olsun yaşadıklarımdan pişmanlık duymadım, iyi ki böyle yaşadım. Yaşamından Süzülen - Yunus Türkolmaz]
*
Çok değerli dostum, çok iyi bir şair olan Sayın Nihat İlikcioğlu’na ait muhteşem şiirinden bir alıntı. Yalnızlığın insanın içini dağlayan, yakan, ellerini kıran acılı yanını o kadar güzel yazmış ki, yüreğine sağlık Hocam...
[Terk edilmenin ne olduğunu bilir misin sen
Ne kadar zor
Ve ne kadar acıdır
Yaşattılar mı sana çekilmezliğini
Ya da hiç anlattılar mı çaresizliğini
Yıldızlar kadar uzaktır sevdiğin sana
Ve artık bir yabancıdır
Ne yanına gidebilirsin
Ne sevdiğini söyleyebilirsin
Ne de sevgilim diyebilirsin
Bir ihtimal, bir umut kalmamıştır
Ve bir ölüm gibi
Kavuşmak yoktur sonsuza kadar
Sevilmez değil; sevilirsin
Ama artık sen sevemezsin
Hep bir korku olur içinde
Ya terk edilirsem
Her seni seveni ret edersin. Nihat İlikcioğlu]
*
Son şiirde benden olsun istedim..
GİT
Akıtılmamış binlerce gözyaşı
Söylenmemiş on binlerce söz
Birikmiştir yüreğinde
Sessizce giderken…
*
Bir konuşsan
Bir konuşabilsek
Düşerim yere
Sözlerin kurşun olmadan
*
Sen sessizce git
Ayakların yere sürtsün
Nasıl olsa yaşayamam sensiz
Al bıçağı eline kendin kes damarımı
Bastığı her adıma
Dolsun yüreğimdeki acı –(AşkYazarıMustafa Çifci- 18.01.2024)
*
Değerli dostlar, her şey gönlünüzce olsun.
Sizler ki, yaşadıklarınızı, gördüklerinizi, duygu ve düşüncelerinizi kağıda dökmüş, bilgi dolu insanlarsınız. Sizleri tanımak, aynı sayfada sizin gibi değerli insanları buluşturmanın güzelliği, sevinci ve gururu benim için çok değerli.
Benim için değeriniz gökyüzü kadardır..
Şiirlerinizle konuk olduğunuz için, buna izin verdiğiniz için hepinize ayrı ayrı teeşkkür ediyorum.
Yazdığımız gibi güzel, adaletli, saygılı ve sevgi dolu bir dünya hepimizin, herkesin olsun.
Sizleri seviyorum….