T.C. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ve İstanbul Gazeteciler Federasyonu ile birlikte düzenlenen Afetlerde Medya ve Sivil Toplum Kuruluşları konulu panel Biruni Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın sunumunu Berrak Öztekin gerçekleştirdi. Panel öncesi alanında uzman isimlerde katılımcılara seslendi. Başta öğrenciler olmak üzere yoğun bir katılımın gerçekleştiği etkinliğe İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Adil Koçalan, Biruni Üniversitesi Rektörü Adnan Prof Dr. Yüksel, ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın gibi isimler de katılım sağladı. Programın açılış konuşmasını İstanbul Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Adil Koçalan gerçekleştirdi. İnsanlık tarihi boyunca dünyanın farklı yerlerinde farklı zamanlarda teknoloji ve doğa kaynaklı çeşitli afetlerin yaşandığını belirten Koçalan, “Öngörülmesi pek mümkün olamayan afetlerin verdiği zararı en aza indirmek için etkin bir afet iletişimi büyük önem taşır. Afetler sırasında medyanın üzerine düşen rolü tam olarak gerçekleştirebilmesi için afet yönetim kurumları ile daha yakın çalışma ilişkilerine yönelik kurumsal bir çerçeve çizilmesi ve oluşturulması önemlidir. Bunun için bütün medya kuruluşlarının afete ilişkin bilgilere eşit, hızlı ve etkili bir biçimde erişiminin sağlanması bu konuda gerekli teknolojik altyapının oluşturulması medya mensuplarının afet ve kriz durumunda neler yapacakları konusunda eğitilmesi gereklidir. Etkin bir afet iletişiminin afetlerin en hasarla atlatılması konusunda oldukça önemli bir rol oynadığı önemli bir gerçektir” dedi. Koçalan etkinlikte emeği geçenlere teşekkür etti.



HOCALI’DA ÖLDÜRÜLENLER ANILDI

İstanbul Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Adil Koçalan’ın ardından Azerbaycan’dan katılım sağlayan Gazeteci Yazar Kemale Rustemova kürsüye gelen isim oldu. Azerbaycan ve Türkiye’nin güçlü bir birlikteliği olduğunun altını çizen depremde hayatını kaybeden ve Hocalı katliamın’da katledilenleri anarak sözlerine başlayan Rustemova, tüm şehit ve gaziler için yeniden saygı duruşunda bulunulmasını istedi. Saygı duruşunun ardından konuşmasına devam eden Rüstemova, programda emeği geçenlere teşekkür etti.  

 ŞAKİR GÜREL: ETKİNLİKLERİMİZ SÜRECEK

Rustemova’nın ardından kürsüye Uluslararası Basın Konfederasyonu Genel Başkanı Şakir Gürel geldi. Kısa bir teşekkür konuşması yapan ve Hocalı katliamında ve depremlerde ölenleri anan Gürel, bu tür etkinliklerde yer almaya devam edeceklerinin altını çizdi.


ORHAN AYDIN: HIZLI BİR ŞEKİLDE TEYAKKUZA GEÇTİK

Gürel’in ardından kürsüye gelen ve kısa bir teşekkür konuşması ile sözlerine başlayan Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, “Deprem açısından önemli riskler taşıyan bir coğrafyada yaşıyoruz ve bunun tedbirlerini almak tabii ki devletimizin öncelik konularından. Bizler de bu konularla ilgili birçok çalışmayı hayata geçiriyoruz. Özellikle geçtiğimiz yakın tarihte yaşanmış olan sadece 6 Şubat deprem felaketi, aynı zamanda Kastamonu'daki yaşanan felaketler, Giresun'da yaşanan felaketler, orman yangınlarımız gibi maalesef ki derin acılar yaşadığımız bir süreci yakın tarihte geride bıraktık. Rabbim bu necip millete bir daha böyle acıları inşallah yaşatmasın diyorum. Aynı zamanda tabii bugün biraz önce. Azerbaycan'dan gelen misafirimiz de bahsettiler. Hocalı katliamında hayatını kaybeden dostlarımıza, soydaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. 6 Şubat depreminin sabahında 4 buçuk sularında ilk bilgi tarafımıza ulaştığında sabah 7 saatlerinde ilk koordinasyon merkezimizi genel merkezimizde kurarak bölgedeki bölgeye intikal edebilecek en yakın şehirlerdeki üyelerimizi hızlı bir şekilde teyakkuza geçirdik… Sivil toplum kuruluşları çok önemli… Sivil toplum kuruluşları ile birlikte oradaki yaraları sarmaya çalıştık. Bizler ASKON olarak eğitimler veriyoruz… AFAD’ın çalışmalarını yakın takip etmeye çalışıyoruz ve afadın bu alandaki. çalışmalarını da yakinen takip ediyor ve takdir ediyoruz…. Medyanın önemi çok fazla. Bizlerle ortak koordinasyonda çalışması çok kıymetli, çok değerli” dedi.

İmamoğlu ile Yavaş, Özdağ'ın annesini ziyaret etti İmamoğlu ile Yavaş, Özdağ'ın annesini ziyaret etti

ADNAN YÜKSEL: SİYASETİ BİR TARAFA BIRAKIN

Orhan Aydın’ın ardından kürsüye gelen Biruni Üniversitesi Rektörü Profesör Doktor Adnan Yüksel, “Tabii ateş düştüğü yeri yakar. Eğitim önemli ama davranışımıza da yansıması lazım. Ben Kahramanmaraşlıyım, daha o çığlıkları, o ağlamaları, o üzüntüleri unutamadım. Unutmak da mümkün değil. Felaket büyük. Ama, Türkiye Cumhuriyeti de elinden geleni yaptı, onlara da çok teşekkür ediyoruz. Yani büyük bir iş başardı. Doğal afetlerin sık beklendiği bir konumdayız. Dolayısıyla hep böyle toplantılar yapıyoruz. Ama sonuçta kaç kişiye ulaşıyoruz derseniz, ben bir eğitimci olarak çok da tatminkar değilim. Mevlana diyor ki, akıl sonradan ah çekmek için değil, önceden düşünüp tedbir almak içindir. Biz istanbul'da yaşıyoruz. Yöneticilerimize buradan sesleniyoruz, siyaseti şunu bunu bir tarafa bırakın. Bizim acilen istanbul için bir tedbir almamız lazım” diye konuştu.

PROBLEMİ ÇÖZMEZSENİZ ÇARPAN SIFIR OLUR

Afetlere hazırlıkta basın mensuplarına da iş düştüğünün altını çizen Yüksel sözlerini şöyle sürdürdü: “Sevgili arkadaşlarım, eğitim dediğiniz şey davranış değişikliğidir. Eğer davranış değişmiyorsa, akıl yürütürseniz arkasından problemi çözmezseniz çarpan sıfır olur. Analiz yaparsınız ama sonuçta senteze gidemezseniz sonuç sıfır olur. Dolayısıyla bu toplantılar çok hoş. Tabii sistem çok büyük AFAD tabii insan yetiştiriyor
Üniversite olarak sıkıntı yok. Ama bu eğitimi ilkokul öğrencisine, okul öncesi öğrencisine öğretmemiz lazım. Bir şeyi öğrenirsiniz çabuk unutursunuz. Ama onu anlarsanız davranışınızı değiştirirseniz, alışkanlıklarınızı bir noktadan alıp bir noktaya getirirseniz başarılı olursunuz. Onun için bu toplantılar önemli ama pratik daha önemli.  Bugün basın mensupları burada. Televizyonlarda lütfen her gün 10 dakika da olsa sanal değil yasşanmış örnekler gösterin… Bazıları yangın söndürme aletini kullanmayı bilmiyor maalesef. Coğrafya kader bu ama ülkede herkes ilk ve acil yardımı bilmeli.  Bakın Zeytinburnu'ndan şöyle bir geçin, o daracık sokaklardaki 5 katlı evleri görün… Hani biz akıllıydık. Sevgili arkadaşlarım biz zekiyiz ama akıllı değiliz… 3 tane ve özellik var, akılda bir. Hep doğru yapar, hiç eğri yapmaz. Hep iyi yapar, hiç kötü yapmaz. Hep doğru yapar, hep iyi yapar, hep güzel yapar, hiç çirkin yapmaz. Akıl böyle bir şey. Onun için akıllı olmamız lazım. Siyasetçileri bir araya getirmemiz lazım… Kızmak darılmak için bahaneler arayacağımıza sevmek, sevilmek için çareler bulacağız… Akıl, devamlı doğruyu, dürüstü ve ilgili gösterir. Sevgili arkadaşlar istanbul depremi nasıl bir gerçekse, sivil toplum örgütleri basın birleştirecek. Sonuç yoksa, çarpan sıfır. O grup diyor ki ben haklıyım. Öbür grup diyor ki ben haklıyım, yanlış. Biz bilim insanları olarak bunu yanlış görüyoruz. O insanlar ikna edilecek. O insanlara gerekirse sevgili arkadaşlarım konteynır da kalacak. Ama o bina yıkılacak hiç kusura bakmayın.”



YA AKLECEDECEĞİZ YA DA ÖLECEĞİZ

Yüksel’in ardından söz alan isim Arnavutköy Kaymakamı ve istanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu oldu, İstanbul'da iki plan üzerinde çalıştıklarını ifade eden Hersanlıoğlu, “Bir tanesi Afet müdahale Planı, kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin özel sektörün içerisinde olduğu bir plan. Bu plan 23 çalışma grubunu içeriyor. Buna ben tabiri caizse felakete hazırlık planı diyorum. Bununla alakalı olarak sivil toplum kuruluşlarına çok ciddi destek veriyoruz. İstanbul özelinde bizim ilk 12 saatte bir deprem zamanı eşleştirilmiş illerimiz var. 39 ilçe 39 tane ille eşleştirilmiş durumda.  O günleri cenabı hak ne bize ne de bizden sonraki nesillere göstermesin. Lakin öyle bir şey olursa eşleşilen illerin valileri, imkân ve kabiliyetleriyle birlikte o ilçeye gelecekler, ama bu bir süre gerektiriyor. Bu süre zarfında bizim en büyük ihtiyacımız, deprem, arama kurtarma eğitimi almış insan kaynağı. Bununla alakalı rektör hocalarımızla iki toplantı yaptık. İstanbul'un risk azaltma planı yeniden revize edildi… Bugün dünyanın en büyük iyileştirme çalışması depremin hissedildiği. illerde yapılıyor. Ama biz bunu şu anda da başarabiliriz mantığını çok doğru buluyorum. Bitlis Ahlatlıyım. Gaziantep İslahiye nüfusuna kayıtlıyım. Depremde yakınlarımı, dostlarımı, arkadaşlarımı kaybettim. 200 metrekare evler vardı Kahramanmaraşta. Oraya sığamayan insanlar 21 metrekare konteynerin peşine düştü. Hem de; annesini, babasını, kardeşini, eşini, çocuğunu kaybederek. Dolayısıyla. Riski azaltmak noktasında çalışmalar çok önemli… Marmara ve bölgesinin özelinde istanbul'da olacak bir deprem felaketi milli güvenlik sorunu olur. Bugün depremin hissedildiği illerde yapılan işler. Kimsenin hayatını kaybetmeden alınacak tedbirlerle yapılabilme ihtimali var. Bunun altyapısı da var.  Bunun alt yapısı 6.306 sayılı kentsel dönüşüm kanunu.  Belediyelerimiz 5 yılı düşünmeyecekler. 5 yıl düşünülürse 5 yıl sonra ne yaparım? Hesabına gidilirse çok kötü şeyler olur… Bizim istanbul'da en büyük işimiz bu şehri afetlere dirençli hale getirmek.  Medyanın konuyu sürekli gündemde tutması lazım. Biz çabuk unutuyoruz. Şili'de en son meydana gelen 2015 depreminde 8.3 büyüklüğünde. 15 kişi hayatını kaybetmiş.  Ama reel hadise bu. Biz bunu gerçekleştirebiliriz. Yapabiliriz. Ama yapacağımız her işte Türk milletinin menfaatini düşünerek yapabiliriz. Kendimizi düşünürsek yapmayız. idari maslaat eyleriz, bu kez de Kahramanmaraşta ve diğer illerde yaşayan felaketi yaşarız.  Benim burdaki üniversitede arkadaşlarıma söylemek istediğim lütfen bu konuya ilgi gösterin. Etrafınızı aydınlatın. Annelerinizi, babalarınızı istanbul'da oturma önemli değil, uyarın.
 Mesela istanbul'da Büyükşehir Belediyesinin mikro bölgelendirme çalışmasını bitirmesi gerekiyor. Burada bu işin uzmanları vardır. Ne demek bu? Zeminin durumunu bilmek zorundayız. Şu anda istanbul Büyükşehir Belediyesi sınırlarında 1.400 küsur kilometre kare bir imara açık alan var bunun 900 küsur kilometre karesi tamamlanmış. Geriye kalan 500 küsur kilometre karesi tamamlanmamış, bunun tamamlanması gerekiyor. Ki ona göre tedbirler alalım… Cenabı hak kuranı kerimde 49 yerde akletmez misiniz diyor. Cenabı hakkın koymuş olduğu kurallar kaideler adil vasfı gereği Şili'ye de, Türkiye'de aynı adaletle işliyor. Onun için akledeceğiz. Riskleri minimize edeceğiz. Etmezsek ne olacağız, öleceğiz. Yaşarken de öleceğiz.


Programın sonunda Profesör İstanbul Valisi Dasvut Gül adına Arnavutköy Kaymakamı ve istanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlui Doktor Adnan Yükselbey ve ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın'a plaket takdim edildi. Toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.



1. Oturum Moderatör:

Doç. Dr. Burcu Zeybek – İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi

Panelistler:

Prof. Dr. Fatma Çelik – Biruni Üniversitesi Rektör Yardımcısı

Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan – İstanbul AREL Üniversitesi Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel – İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi, TÜRKKAB ve Umay Ana Kadınlar Derneği Başkanı

Doç. Dr. Tuncay Palteki – Biruni Üniversitesi Öğretim Üyesi

Dr. Mimar Nihat Şen – Kentsel Gelişim ve Dönüşüm Stratejisti

2. Oturum (13:00 – 14:20)

Moderatör:

Talip Yılmaz – EGD YİK Üyesi, Ekonomist Dergisi GYY

Panelistler:

Dr. Ömer Faruk Kültür – İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi, Yeryüzü Mühendisleri Derneği Kurucusu

Mehdi Öztürk – İstanbul AREL Üniversitesi Öğretim Üyesi, ASKON Yönetim Kurulu Üyesi

Lami Şevki Erdoğdu – Türk Basın Birliği 2. Başkanı

İbrahim Konar – Gazeteci, Kanal D

Fahri Ustaoğlu – Lob'in Uluslararası Danışmanlık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı